“1 Haziran perşembe gününe kadar WhatsApp grubumuzdaki konuşmalara cevap veriyordu. Ama ondan sonra telefonu kapandı. İlk intihar dediklerinde inanmadık. Çünkü hayat dolu, sosyal bir çocuktu. O bölgede herkes tarafından sevildiğini duyuyorduk. Dans etmeyi, eğlenmeyi severdi. Daha sonra eve giren polislerin başında poşet, kafatasında kırıklar ve başucunda potasyum bulunduğunu öğrendik. Kardeşimiz vahşice katledildi.” Tana’nın bedeninin bulunduğu anda çürümeye başlamasından dolayı kafasında ilk bulgularda darbeye ulaşmadıklarını söyleyen yetkililer, “Başucunda şırınga halinde potasyum bulundu. İntihar ya da cinayet olup olmadığı otopsi raporundan sonra belli olacak” dediler.
‘3 farklı yerde kan izi’
Adli tıpta Tana’nın otopsisine giren doktor olayla ilgili olarak şunları söyledi: Eve girildiğinde yatak odası, banyo ve koridor olmak üzere 3 noktada kan izlerine rastlanıldı. Tana’nın kafası sıkıca poşete bağlanmış halde bulundu. Ceset çürüme aşamasına geçtiği için vücutta darbe izleri rapordan sonra belli olacak. İntihar olması çok düşük bir ihtimal.