Prof. Dr. Memişoğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Bugün 657’ye tabi olup ayda 6-7 kere nöbet tutan başka bir meslek grubu yok. Bu esasında kendini bu mesleğe adanmışlıkla olur veya 18-20 saat ameliyatta, mesaide kalan kendisi yazılmamışsa bir meslek grubu yoktur. Sağlıkçılar hariç. Onun için biz özveri mesleğiyiz. Hemşirelik bunun esasında çok daha ilerisidir. Çünkü, 24 saat hastanın yanında kalan meslek grubu esas sağlıkçılar içinde hemşireliktir. Biz hekim olarak 2-3 saat hastanın yanında kalabiliriz ama özellikle yatan hasta için hastanın kardeşi demek, hemşire demektir. Onun için bu meslek çok ulvi bir meslek. Bunu yapan herkese ben minnet duyuyorum.”
Türkiye’nin sağlıkta dünyanın en ileri ülkesi olabilecek kapasiteye sahip olduğunu belirten Memişoğlu, daha önce Miami’de çalıştığını ancak oradaki çalışanların Türkiye’deki sağlıkçılar kadar özverili olmadığını dile getirdi. Memişoğlu, İstanbul’da 17 bini kamuda, 12 bini özel sektörde, 4 bini de üniversitelerde olmak üzere yaklaşık 35 bin hemşire olduğunu, Bakanlığın çalışmalarıyla ve bu sayının artırılacağını söyledi.
– “Nerede bir sağlık hizmeti varsa orada mutlaka hemşire olmalı”
Sağlık Bilimleri Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Cevdet Erdöl de sağlık çalışanı dedikleri zaman çocukluğunu hatırladığını dile getirdi. Geçmişte az sayıda doktor olduğunu, kırsal kesimde ebelerin, hastanelerde ise hemşirelerin görev yaptığını hatırlatan Erdöl, şöyle devam etti: