Sağlık sisteminin geleceği açısından en büyük tehlikenin yetersiz istihdama bağlı ağır iş yükü olduğunu söyleyen Karaer, “14 yılda 3 kat artan sağlık hizmeti varken, ne yazık ki istihdam aynı oranda artmamıştır. AB ülkeleri ortalamasına baktığımızda 400 bin hemşireye ihtiyacımız var ancak hemşire sayımız 130 binlerde. Özetle bizim hemşiremiz yabancı meslektaşlarına göre 4 kat fazla iş yapmakta, 4 kat fazla hizmet üretmek zorunda kalmaktadır. Uzmanlık dallarından mezun olanlar istihdam edilmeyerek bu görevler hemşire ve ebelere yükleniyor. Hemşire ve ebe açığı bu şekilde büyüyor. Sağlık-Sen, çalışanlarının büyük çoğunluğu kadın olan bir hizmet kolunda sendikacılık yapıyor. Kadın kamu görevlilerine yönelik elde edilen kazanımların altında Memur-Sen ve Sağlık-Sen’in imzası bulunuyor” diye konuştu.